Tarih (3.Bölüm)

[ Birinci Bölüm ][ İkinci Bölüm ][ Üçüncü Bölüm ]
--------------------------------------------------------------------------------
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
  • II.Dünya Savaş'ında Mersin
  • Deniz Okulları Mersin'de
  • Mersin'de Polonyalılar
  • Refah Faciası

II. Dünya Savaşı'nda Mersin:

İrili ufaklı 57 devletin katıldığı ve 36 öilyon insanın öldüğü, II. Dünya Savaşı, bütün Türkiye'de olduğu gibi Mersin'de de olumsuz etkiler yaratmıştır.

Türkiye bu savaşa bitiminden iki ay kadar önce 23 Şubat 1945 tarihinde katılmıştı. Ölüm ve yıkıntı dışında, bir savaşın yaratabileceği bütün sıkıntıların yaşandığı Mersin'deki 23. Alay, Trakya cephesine sevkedilmiştir. Savaş süresince ve savaş sonrasında devam eden değişik yönlü sıkıntılarsa şöyle özetlenebilir.

Bütün zaruri gıda maddeleri ve yiyecekler karneye tabi tutulmuştu. Kişi başına 150 gr. ekmek veriliyordu.Ekmek önceleri oldukça iyi kalite iken sonraları rengi adeta siyaha dönmüştür. İşçilere 300 gr. veriliyordu. Lokantada yemek yiyenler karnelerini vermezlerse ekmek yiyemezlerdi.

Şeker, un gibi maddeler güçlükle bulunuyordu. Bunlar belirli zamanlarda memurlara yardım olarak veriliyordu. Piyasaya karaborsa hakimdi. Kahve bulunmuyordu. Bunun yerine kavrulmuş, öğütülmüş nohut, melengiç gibi maddeler kullanılıyordu.

Elbiselik kumaş, patiska ve diğer giyim eşyaları yine karne ile Sümerbank'tan veriliyordu. Benzin darlığı, hususi arabaların seferlerden çekilmesine neden olmuştur. Sadece resmi arabalar ve doktorlara izin veriliyordu. Mersin'de şehir taşımacılığında o tarihlerde faytonlar bulunduğundan sorun yoktu.

Bütün Mersin'de savaş süresince karartma uygulanmıştır. Dışarı ışık çıkabilecek her yere koyu mavi veya siyah kağıt ve bez kapatılıyordu. Sokaklardaki lambaların da birçoğu çıkartılmış, kalanları da karartılmıştı. Otomobil farları da bu uygulamaya uymak zorunda idi.

Savaş boyu bu olumsuzlukların yanısıra bazı olumlu olaylar da olmuştur. Mersin-Ulukışla asfalt kaplama yolunu yapan İngiliz Şirketi, Mersin'i merkez yapmıştı ve birçok kişi bu sayede iş edinmişti.

Deniz Okulları Mersin'de:

Alman ordularının Balkanlara gelmesi, Trakya ve İstanbul'un tahliyesini gerektirmişti. Heybeliada'da bulunan Deniz Okulları 1941 yılında Mersin'e taşındılar. Subay okulları, 23.Alay'ın boşalttığı kışlaya, Astsubay kısmı da İngiliz fabrikası olarak bilinen binaya yerleştiler. Deniz Okulları 1946 yılına kadar Mersin'de kaldı.

Mersin'de Polonyalılar:

İkinci Dünya savaşı'nda yurtları Almanlar tarafından işgal edilen bir kısım Polonyalı 1941 yılında Mersin'e gelmiştir. Birçoğunun eşi müttefiklerle savaşmakta olduğundan bunların tamamına yakını hanımdı. İngiliz Konsolosluğu'ndan aldıkları para ile geçiniyorlardı ve kilisede misafir ediliyorlardı.

Polonyalılar misafir edildikleri Latin Kilisesine hatıra olarak bir benzerinin de Polonya'da bulunduğu "Siyah Meryem" adlı anıtı yaparak hediye etmişlerdir. Bu arada Almanlar tarafından Yunanistan'ın işgali üzerine bir çok Yunanlı da Mersin'e gelmiştir. Ancak bunlara sahip çıkan olmamıştır.

Refah Faciası:

Yakın tarihimizde en hazin olaylardan birisi olan Refah faciası, özellikle o günü yaşamış olan Mersin'lileri oldukça etkilemiştir. Olayın diğer bir acı yönü de, bunun bir savaş gereği olmayışı, ağır bir ihmalin sonucu olmasıdır. İkinci Dünya savaşı'ndan önce İngiltere'ye, İngiliz tersanelerinde inşa edilmek üzere sipariş edilen Murat Reis, Oruç Reis, Burak Reis ve Uluç Reis isimli denizaltılarını Türkiye'ye getirmek üzere Milli Savunma Bakanlığı'nca seçilmiş 19 Deniz Subayı, 72 Astsubay, 58 Er ile İngiltere'de staj görmek üzere ayrılan 20 Hava Harp Okulu öğrencisi ve bir kısmı sivil olmak üzere toplam 200 kişi Refah şilebi ile 23 Haziran 1941 günü Port Daid'e gitmek üzere Mersin'den hareket etmiştir.

Gemi Mersin'den 50 mil kadar ayrılmışken hangi ülke denizaltısı tarafından atıldığı bilinmeyen bir torpi ile batmıştır. Gemide bulunan 200 kişiden sadece 32 kişi kurtulmuş, geriye kalan 168 kişi boğulmuştur.

Olayın öncesi ise şöyle gelişmiştir.
İngilizler, gemileri alacak askerlerin 25 Haziran'a kadar Mısır'da bulunmalarını istemişlerdir. Savaş nedeni ile bu tür gidişler kafileler halinde ve korunmalı olarak yapılmaktadır. Yine aynı tarihlerde birçok İngiliz askeri İngiltere'ye gidecektir. Savunma Bakanlığı'nın isteği üzerine, istenilen tarihte Mısır'da bulunmak üzere gemi aranmaya başlanmış ve Berzilay Benjamen Şirketi'ne ait Refah Şilebi seçilmişitir. Refah gemisi aslında bir yük gemisi idi. Dış sefer yapamıyacak kadar eski ve köhneydi. Telsizi ve herhangi bir kurtarma sandalı yoktu. Gemiye Mersin'de bazı ilaveler, tuvalet ve kamaralar yapılmıştı.

23 Haziran akşamı Mersin'den hareket etmeden önce Gemiye gelen Mersin'deki İngiliz konsolosu takip edilmesi gereken rotayı verdiği halde seferin güvenliğini garanti edemiyeceklerini söylemişti. Böyle durumlarda bazı kontrol noktaları kurulması ve havadan gözetleme gibi tedbirler alınması gerekirken bunların hiçbiri yapılmamıştır. Gemide telsiz de bulunmadığı için, Refah'ın batışı kurtulan 32 kişinin yüzerek gelmesi ile öğrenilmiştir.

Gemiyi kim torpillemişti? Bu hiçbir zaman bilinemedi. Almanlar veya italyanlar batırdı dendi, ancak onlar bunu inkar ettiler ve İngilizler denizaltıları vermemek için bu işi yaptı dediler.

TBMM'ce bir soruşturma açıldı. Savunma Bakanı Saffet Arıkan ve Ulaştırma Bakanı Cevdet Kerim İncedayı görevlerinden istifa ettiler. Soruşturma sonucunda bakanlar suçlu görülmedi. Haklarında dava açılan diğer kişiler de beraat ettiler. Olay kapandı. Atatürk parkındaki Refah Anıtı, bir bakıma 168 şehidimizin anısını taze tutarken, bir bakıma da ilgililere bu tür facialara fırsat vermemelerini hatırlatmaktadır.

--Sayfa Başı--

Hiç yorum yok: